Efsa Sabit Yorum yapılmamış

“Girişimci” kelimesi her zaman bir şirketin kurucusunu ifade etmek zorunda değildir. Aslında, Upwork ve Future Workplace tarafından ortaklaşa yürütülen bir araştırma sonucunda profesyonellerin %90’ının girişimcileri fırsatları gören ve değerlendiren kişiler olarak gördüğü anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, kariyeri için bir vizyonu olan herkes girişimci olabilir.

Herhangi bir iş ortamında, işlevsel bir çalışma ortamı yaratabilmek için çeşitli kişilik tipleri gereklidir. Bunun anlamı, şirketteki herkesin girişimcilik rüyasında olması demek değildir. Ancak girişiminiz büyümeye devam ederken tutku, yaratıcılık ve inovasyonu teşvik etmek istiyorsanız, girişimcilik ruhunu şirketinizde canlı tutmaya değer.

Girişimci bir ruha sahip olmak yalnızca kendi işinizi kurmak demek değildir, şirketinizin her zaman mümkün olan limitleri zorlamasını sağlamaktır. Ne yazık ki şirketler kar marjları ve gelir gibi konulara daha fazla odaklanmaya başladıkça bu ilham seviyesi de azalmaya başlayabilir. Peki, şirketinizdeki girişimcilik ruhunu nasıl koruyabilirsiniz?

1.   İyi Bir Örnek Olun

Şirketinizin kurucusu veya lideri olarak, ekip üyelerinin ilham kaynağı veya rehber olarak aradığı kişi siz olun. Bunun anlamı, çalışma arkadaşlarınızın tutku ve yaratıcılık anlamında girişimcilik ruhunu benimsemelerini istiyorsanız bu konuda öncü olmanız gerektiğidir. Her gün farklı açıdan düşünmek, yenilik yapmak ve inovasyonun yeni yöntemlerini benimsemek için neler yapabileceğinizi kendinize sorun. Örneğin;

  • Ofis kapınızı yeni bir fikri olan herkese açık tutun
  • Beyin fırtınası yapmak için ekibinizin faklı üyelerini düzenli olarak bir araya getirin
  • Çalışanlarınızla girişimcilik serüveniniz ile ilgili hikayeler paylaşın

Ne yaparsanız yapın, size ilerlemekten alıkoyan rahatlık duygusuna kapılmayın. Günümüz rekabetçi pazarında, işlerin doğru gittiğini düşündüğünüz anda hareket etmemek daha cazip gelebilir. Fakat ne yazık ki eğer ilerlemiyorsanız duruyorsunuz demektir ve durmak bir şirketin yok olmasına neden olabilir.

Google ve Apple gibi dünyanın en büyük şirketlerine baktığınız zaman en sessiz zamanlarında bile geleceği ve müşteri ihtiyaçlarını düşünmeyi bırakmadıklarını göreceksiniz.

2.   Ne Yöne Doğru Gittiğinizi Bilin

Şirketinizdeki girişimci ruhu korumanın iyi bir yolu, kuralların ve beklentilerin sizi alıkoymadığından emin olmaktır. Ancak bu, sizi ileriye doğru yönlendirecek iyi bir vizyona sahip olmamanız gerektiği anlamına gelmez. Şirketinizin nereye doğru gittiğini bilmek – ya da en azından neyi başarmak istediğinize dair temel bir fikre sahip olmak önemlidir. Önünüzde bir vizyon olduğunda, yaratıcılığınızı ve enerjinizi işinizin en başarılı olacağı alanlara iletebilirsiniz.

Unutmayın, bir vizyona sahip olmak güzel olsa da bu vizyonun sizi yeni fikirlerden ve olanaklardan alıkoymasına izin vermeyin. Nerede olursanız olun kuralları en aza indirin ve şirketinizde sorgulama kültürü oluşturmaya çalışın. Başka bir deyişle, insanların sadece yapmaları istendiği için bir şeyleri yapmasını beklemeyin, işin çıkarları doğrultusunda hareket etmediklerini düşündükleri zaman bunu sorgulayabileceklerini bilmelerini sağlayın.

Herkes aynı vizyona odaklandığında, şirketinizdeki insanların her ne yapıyorlarsa yol haritasına uymadığını düşünmeleri durumunda konuşabileceklerini ve rahatsızlıklarını dile getirebileceklerini bilmeleri önemlidir.

3.   Yaratıcılığı Ödüllendirin

İnovasyon ve yaratıcılık, bir iş ortamında girişimcileri diğer insanlardan ayıran kavramlardır. En başarılı girişimciler benzersiz fikirler bulan ve her ne olursa olsun kendilerini o kavram üzerinde çalışmaya iten kişilerdir. Eğer, şirketinizin büyümeye devam ederken girişimci ruha sahip olmasını istiyorsanız, o zaman birlikte çalıştığınız herkesin paylaştığı her fikri – kabul etmeseniz bile takdir ettiğinizi bilmesi gerekir.

Şirketinizde, çalışanların haftalık beyin fırtınası toplantılarında en saçma düşünceleri bile paylaşabildikleri veya yönetim için öneriler sunabildikleri alışılmışın dışında bir düşünme kültürü oluşturun. Çalışanlar bu yaratıcı zihniyeti benimsediklerinde katkıları için onları ödüllendirin.

Çalışanlarınızı ödüllendirmek ve çalışmalarını teşvik etmek daha iyi iş birliği kurulmasına yardımcı olur. Yalnızca sunduğunuz ödüllerin çalışanlarınızı gerçekten cezbettiğinden emin olmalısınız. Örneğin, pazarlama ekibinizin kahve tutkunu olduğunu biliyorsanız, büyük fikirleri işletmeniz için bir çığır açtığında birkaç ay boyunca ücretsiz kahve abonelik hizmeti için kayıt yaptırın. İnsanları yaptıkları yenilikler için ne kadar çok ödüllendirirseniz, kalıpları yıkmak için kendilerini daha çok zorlarlar.

4.   Ufak Bir Rekabet Yaratın

Çalışanlarınızda girişimci ruhu geliştirmek istediğiniz zaman rekabet de harika bir motivasyon aracı olabilir. Ne de olsa, girişimciler sürekli olarak zorlukların üstesinden gelmek ve zor olanı başarmak için kendilerini zorlarlar. Başarının anahtarı, rekabet stratejinizi dikkatli bir biçimde ele aldığınızdan emin olmaktır. Küçük bir oyun, takım üyelerinin birbirlerini daha üretken olmaya teşvik etmeleri için harika bir yol olabilir ancak çalışma ortamının fazla rekabetçi olması da kültürün bozulmasına neden olabilir.

İşyerinizdeki rekabeti takip edin ve insanların kendilerini bunaltan veya strese sokan konuları rahatça dile getirebildiklerinden emin olun. Ayrıca, işinizi kurarken doğru insanları işe almaya odaklanın.

İşe alım yaparken, rekabetçi bir ortamda başarılı olan kişiler arayın ve aynı girişimci zihniyeti markanızı kurarken de paylaşın. Ekibinizde girişimcilik ruhu geliştirebilirsiniz ama zaten bu ruha sahip olan kişileri işe almak daha kolaydır.

5.   Esneklik için Fırsatlar Yaratın

Son olarak, uzaktan ve esnek çalışmanın modern işyerlerinde giderek daha popüler hale gelmesinin bir nedeni var. Araştırmalar, programları esnek olan kişilerin günlerini daha verimli oldukları zamanlara göre organize edebildikleri için daha üretken ve daha yaratıcı olduklarını göstermektedir.

Ekibinize kendi esnek programlarını seçme veya istediklerinde onlara evden çalışma fırsatı vermek, çalışanlarınızın daha fazla motive olmasını sağlayabilir ve girişimciler arasında yaygın olan iş / yaşam dengesini kurmalarına yardımcı olabilir.

Yine de ekibinize özgürlüğünü vermeniz bazı katı iletişim uygulamalarının önemsiz olduğu anlamına gelmez. İşletmeler büyüdükçe ve dağınık bir yerleşime geçtikçe iç iletişim daha karmaşık hale gelebilir. Bu nedenle, ekibinizin her üyesinin kendini işin tamamına bağlı hissettiğinden emin olmalısınız.

Raj Jana, Konuk Yazar

 

Biyografi: Raj Jana, Java Presse Kahve Şirketi’nin kurucusudur. Yıllar içerisinde işi büyüdükçe, girişimci bir ruhun yaratıcılığını ve tutkusunu nasıl sürdüreceğini öğrenmiştir. İşlerine ara verdiği zamanlarda bilgilerini iş dünyasıyla paylaşmaktan hoşlanmaktadır.

Share This:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir