Admin Yorum yapılmamış

Sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik, birkaç nedenle küresel bir akım haline gelmiştir; bu nedenlerin ilki ve en önemlisi hemen tüm toplumlarda buna yönelik ihtiyacın kendini göstermesidir. Sosyal girişimciliğin nasıl şekillendiği toplumsal sistemin yapısıyla yakından ilişkilidir. Ancak toplumsal kurumların günümüzde dünyada karşılaşılan sorunları çözmede başarılı olamadıkları konusunda genel bir fikir birliği söz konusu. Çözüm getirilemeyen bu sorunlar, genellikle; iklim, demografi, şehirleşme ve kırsal nüfusun azalması, yaşlanan nüfus, ırkçılık, işsizlik, ve benzeri konular ile ilgilidir. 

‘Sosyal ekonomi’ ve ‘sosyal girişimcilik’, günümüzün sosyoekonomik yapısı içindeki yeni ancak büyük önem taşıyan terimlerdir. Bu iki terim üzerine birçok tanım yapılmıştır. Sosyal veya ekonomik olmayan girişimcilik konseptinden 1900’leirn başında ilk bahseden Joseph Schumpeter olmuştur. O zamandan beri araştırmacılar konuya değinmeye başlamışlar ve birkaçı aşağıdaki tanımları kullanmıştır:

 “Bir sosyal girişim, hissedarlarına veya sahiplerine kâr sağlamak yerine, sosyal fayda yaratmak amacıyla topluma veya işin kendisine devamlı yatırım yapan işletmedir… Sosyal girişimler, birçok sosyal ve çevresel sorunu ele alır ve ekonominin her alanında faaliyet gösterirler” (in Darby & Jenkins, 2006).

“Sosyal girişimcilik, mevcut ekonomik ve sosyal kurumlar tarafından karşılanamayan en fakir sosyal katmandaki temel insan ihtiyaçlarını karşılamak için, yeni ürün ve hizmet temin modelleri yaratmak üzerine ekonomik faaliyetlerdir.”  (Seelos & Mair,2005).

Bir sosyal girişim, sosyal ihtiyaç boşluklarının doldurulamadığı bir devlet sınırları çerisinde ve bu boşlukları doldurarak özel sektörde faaliyet gösterir. Sosyal girişimler, gelir yapılarına bağlı olarak birkaç farklı yasal statüye sahip olabilirler. Bunlar, geleneksel kâr amacı gütmeyen veya hayır kuruluşlarının bir uçta, ticari işletmelerin ise diğer uçta yer aldığı yelpaze arasında dağılır.  

Sosyal ekonomi ve sosyal girişimcilik alanındaki gelişmeleri ve kaynakları bir araya getiren geniş çaplı bir araştırma, MAKRO’nun ortak olarak yer aldığı ve bir Erasmus+ Stratejik Ortaklık Projesi olan So-VET – ‘Genç İşsizliğe bir Alternatif olarak Sosyal Girişimcilik’ projesi kapsamında gerçekleştirildi. Ortak ülkeler olan Türkiye, Makedonya, İsveç, İtalya ve Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen araştırmanın, masa başı kısmında elde edilen sosyal girişimcilik üzerine veriler ülkeler arasında karşılaştırıldığında ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Bu sonuçlardan bazılarını içeren tablo ve şekiller aşağıda verilmektedir.

Ortak ülkelerdeki gençlerin sosyal girişimcilik üzerine farkındalıkları ve eğitim ihtiyaçlarını belirlemek üzere toplam 336 kişi ile yapılan anket sonuçlarının da yer aldığı So-VET İhtiyaç Analizi Raporunun tamamına buradan erişebilirsiniz.

Hazırlanan Eğitim ihtiyaç Analizi Raporu hedeflenen eğitim alanlarına olan ihtiyacın belirlenmesinde kılavuz niteliği taşımıştır. Bu rapordan elde edilen sonuçlar doğrultusunda tecrübeli uzmanlar tarafından uygun eğitim içerikleri hazırlanarak çalışmayan, eğitim ve öğrenim görmeyen gençlerin (NEET) pilot çevrimiçi derslere katılabilmesi ve uzaktan eğitim alabilmesi için E-Öğrenme Platformu geliştirilmiştir. Geliştirilen bu platform sayesinde katılımcılar 9 Modülden oluşan sosyal girişimcilik eğitim programını tamamlayarak sertifika kazanabileceklerdir. Geliştirilen eğitim içeriklerine sisteme kayıt olarak ücretsiz erişmek mümkündür. Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.

 

So-VET Ortak Ülkelerinde Sosyal Girişimciliğin Kurumsal Tanınma ve Mevzuat Durumu Matrisi

 

Sosyal Girişimciliğe Yönelik Destekler

 Sosyal Girişimciliğin Mevcut Durumu

 

Share This: